Şeker Hastalığının Böbrekteki Hasarı- NEFROPATİ

Şeker Hastalığının Böbrekteki Hasarı- NEFROPATİ

Şeker Hastalığının Böbrekteki Hasarı- NEFROPATİ

Şeker hastalarında hasar oluşan organlarından birisi böbreklerdir. Böbrekler kandaki zararlı maddeleri süzerek bunların idrarla atılmasını sağlar. Normal bir kişinin idrarında protein bulunmaz.

Böbreklerdeki hasar oluşursa ilk önce idrarla protein atılmaya başlar. Bu atılan protein albümin şeklindedir. İşte mikroalbüminüri dediğimiz dönemde 24 saatlik idrarda 30-300 mg/ gün arası albümin atılımı olur. Mikroalbüminüri varsa böbrekte hasar başlamış demektir.

Böbrek hasarına tıp dilinde nefropati adı verilir. Nefropati, yani böbrek hasarı kan şekeri yüksek olanlarda, tansiyonu olan ve tedavi edilmeyenlerde, kolesterolü yüksek olanlarda ve göz  hasarı olanlarda daha fazla görülür. 

Aşırı protein almak, genetik eğilim, insülin direnci ve böbrekteki yapısal bozukluklar da böbrek hasarını arttırır.

Toplumda böbrek yetmezliği gelişen ve diyaliz olan hastaların yaklaşık %35-40’ında şeker hastalığı vardır. 

Mikroalbüminüri daha sonra aşikar protein atılımına ve en sonunda da böbrek yetmezliğine kadar ilerleyebilir.

Böbreklerin hasar ilerlediğinde ve böbrek artık iyi çalışmaz duruma gelince kanda kreatinin ve üre yükselmeye başlar. Bu nedenle şeker hastaları kontrollerde idrarda mikroalbümin, kanda üre ve kreatinin ölçümleri yaptırarak böbreklerin durumunu anlayabilirler.

Kreatinin düzeyi 1.5 mg/dl’nin üzerine çıkarsa böbrekler artık sağlıklı çalışmıyor demektir. Bu durumda bir nefroloji uzmanına başvurmak gerekir. Böbrek hasarı olan hastalarda kansızlık varsa ( anemi ) mutlaka tedavi edilmelidir. Kansızlık böbrek fonksiyonlarının daha çabuk bozulmasına neden olur.

Nefropati yani böbrek hasarı Tip1 şeker hastalarında 20 yıl içinde %50 oranında gelişir. Tip 2 diyabet hastalarında daha az oranda, %15-20 oranında görülür. Tip 2 diyabetli hastaların %28,2’sinde mikroalbüminüri, %7,6’sında asikar protein atılımı vardır. Yılda en az 2 kez mikroalbüminüri tetkiki yaptırmakta fayda vardır.

İdrarda albümin denen proteinin atılması yani mikroalbüminüri böbrek hastalığının başladığını gösterir. Mikroalbüminüri, idrarda bir günde 30-300 mg protein atılmasıdır.

Eğer tedavi edilmezse bu hastaların %20-40’ında böbrek yetmezliği ilerideki yıllarda gelişebilir. Albümin atılımı geliştikçe ( günde 300 mg’dan fazla ) böbrek fonksiyonları daha da bozulur ve tansiyon yüksekliği başlar.

Bu amaçla kreatin klerensi yapılarak böbreğin fonksiyonu araştırılır. Kreatin klerensi 60 ml/dk nın altına inerse bir nefroloji uzmanının takibine girmek gerekir. Protein atılımı arttıkça böbrek fonksiyonları daha fazla bozulmaya başlar.

Mikroalbüminüri normal olarak idrar tahlili ile anlaşılmaz. Bu nedenle ayrı olarak özel tetkik olarak yapılır.

Mikroalbümin tayini spot idrarla yapılabildiği gibi 24 saatlik idrar biriktirilerek de yapılabilir.

Mikroalbüminüri testi pozitif ise tekrar yapılmalıdır. Stres, idrar yolu enfeksiyonu, ateş, egzersiz, tansiyon yüksekliği ve kalp yetmezliği idrarla protein atılımını arttırdığından bu durumlar düzeldikten sonra tekrar tetkik yapılmalıdır.

Mikroalbüminüri varsa diyetle alınan protein vücut ağırlığının her Kg’na 0,8 gram olacak şekilde azaltılır. Hayvansal protein yerine bitkisel kaynaklı protein yenmelidir.

Protein atılımı idrarda fazla ise gıda ile alınan protein miktarı 0,6-0,8 gram/ kg şeklinde olmalıdır. Bu arada büyük tansiyonun 120-130 mmHg, küçük tansiyonun 80 mmHg olması gerekir. Bu nedenle tansiyon bu seviyelere gelinceye kadar ilaç değişiklikleri yapılabilir ve doktor kontrolüne gitmek gerekir.

Albümin atılımı olanlarda kalp hastalığı riski de fazladır. Bu nedenle idrarla protein atılımının önlenmesi yönündeki girişimler hem böbreği hem de kalbi korur.

ÖNLEMLER

Kan şekeri kontrol edilmelidir. Kan şekerinin iyi kontrolü böbrek hasarını önler. Kan basıncı kontrol edilmelidir. Tansiyon böbrek fonksiyonlarını bozar. 

ACE inhibitörleri ( kimyasal adları: kaptopril veya enalapril gibi ) veya Anjiotensin II antagonist ilaçlar ( Losartan gibi ) Mikroalbüminüri tedavisinde faydalıdır. Bu ilaçlarla mikroalbüminüri 4-8 hafta sonra negatif hale gelebilir. 

Ancak ilaca devam edilmelidir. Bunlarda ilaç kesilmeden devam edilir. Eğer mikroalbüminüri pozitifliği devam ediyorsa ilaç dozunuzu doktorunuz arttırabilir. Bu kişiler 6 ayda bir idrarda mikroalbümin tayini yaptırmalıdır. Bu arada üre, kreatin ve kreatin klerensi tayini yapılması da uygun olur.

Şeker hastalarında bazı ilaçların böbrek hasarı yapabildiği bilinmeli ve doktor önerisi olmadan rastgele ilaç alınmamalıdır. Özellikle röntgen çekilirken damardan yapılan ilaçlar bazı şeker hastalarında böbrekte hasar yapabileceğinden bu tetkikler öncesi bol su içmek çok büyük önem taşır.

Böbrekte önceden hasar var ise görüntüleme tetkikleri öncesi ve tetkik günü asetilsistein 600 mg/gün alınması böbreği koruyabilir.

Kreatinin düzeyiniz 1.5 mg/dl’den fazla ise ilaçlı röntgen filmi öncesi doktorunuz serum verebilir.

Şeker hastaları romatizma ilaçları kullanırken de dikkatli olmalıdır. Özellikle böbrek hasarı olanlarda bu ilaçlar yan etki yapabilir.

Antibiyotik kullanırken özellikle aminoglikazid türü antibiyotiklerin çok dikkatli kullanımları gerekir. Gentamisin, tobramisin, amikasin gibi aminoglikazid ilaçlar kullanırken mutlaka diyabet doktorunuzun önerisini alınız.

İDRAR YOLU İLTİHAPLARI

İdrar yolu enfeksiyonları şeker hastalarında daha fazla görülür. İdrarla şeker atıldığı için mikroplar daha kolay üreme imkanı bulurlar.

Ayrıca mesanenin iyi çalışmaması da enfeksiyon gelişmesine katkıda bulunan bir etkendir.

Kontrollerde bu yüzden tam idrar tahlili yapılmalı eğer idrarda lökosit çıkarsa idrar kültürü ve antibiyogram testi yaptırılmalıdır. Bazı şeker hastalarında tedaviye dirençli enfeksiyonlar da bulunabilir. İdrar yolu enfeksiyonlarını önlemek için cranberry kapsülde kullanılabilir.

Ayrıca konu ile ilgili olarak aşağıdaki yazılarımıza da bakabilirsiniz:

Şeker Hastalığının Gözdeki Hasarı Retinopati

Şeker Hastalığının Sinirlerde Yaptığı Hasar- Nöropati

Şeker Hastalığı ve Vücudumuza verdiği Zararlar

Şeker Hastalığı Nedir Belirtileri Nelerdir?

ŞEKER HASTALIĞI ve TİPLERİ

Şeker Hastalığı ve Kalp Hastalığı

ŞEKER HASTALIĞI VE CİNSEL BOZUKLUKLAR

Şeker Hastalığı Kan Şekerini Yükselten Nedenler ve Kalıtım,

 

Prof. Dr. Metin Özata

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir