Sakınılması gereken veya tüketirken dikkat edilmesi gereken Besinler

Sakınılması gereken veya tüketirken dikkat edilmesi gereken Besinler

Hepimiz biliyoruz ki çok miktarda tatlı ve hamur işi obeziteye neden olabilir. Ancak en sevdiğimiz ürünlerimizin vücudumuz üzerindeki tek kötü etkisi bu değil. Sağlıklı zannettiğimiz bazı sıradan gıdaların vücudumuza gerçekten zararlı olabileceği ortaya çıktı.

Sağlınız için, dikkat etmemiz gereken 11 besine birlikte bakalım:

11. karides

Karidesler ağır metaller biriktirebiliyor, bu yüzden bu karideslerin nerede yakalandığını bilmek çok önemli. Bütün deniz mahsulleri arasında karides, kolesterol şampiyonu dur. Onları çok sık yerseniz, kanınızdaki kolesterol seviyelerinde yükselmeye neden olabilirler. Sebzeli karides tüketmemiz tavsiye edilir çünkü vücudumuzun kolesterolü atmasına yardımcı olur ve yüksek kolesterol riskini azaltır.

10. İşlenmiş peynir

Plastik dilimlerle paketlenmiş peynir yemek gerçekten sağlıklı değildir. Bütün tabakalar peynirin lezzetini ve rengini veren çok sayıda kimyasal katkı maddesi ile üretilir. Yani aslında peynir yemiyorsunuz, plastik yiyorsunuz. Önceden dilimlenmemiş tekerlek veya kalıp peynirden bir parça peynir almanız önerilir.

9. Cipsler

Süpermarkette alabileceğiniz çoğu patates cipsi, düşündüğümüzden daha az patates ve daha fazla katkı maddesi içerir. Bazı çalışmalar cipsli torbaların çoğunun% 60’tan az patates içerdiğini göstermiştir. Bunun yanı sıra çok miktarda tuz, katkı maddeleri, boyalar, koruyucular içermektedir.

8. Pirinç

Pirinç su basmış tarlalarda yetişir ve topraktan yıkanmış inorganik arsenik ile zenginleştirilir. Düzenli olarak pilav tüketirseniz, diyabet, gelişimsel bozuklukları, sinir sistemi hastalıkları ve hatta akciğer ve mesane kanseri olma şansınızı arttırırsınız.

Queen’s Belfast Üniversitesi’nden bilim adamları, pilav pişirmeyle ilgili birkaç deney yaptı ve zararsız hale getirmenin bir yolunu buldular. Gecede pirinci suda bırakırsanız, arsenik konsantrasyonu% 80 oranında azalacaktır. 

7. Yoğurt

Süpermarketlerdeki yoğurtlar, koruyucu maddeler, koyulaştırıcılar, aromatizatörler ve diğer “sağlıksız” bileşenler içerirler ve laktik asit bakterili sütlerden yapılmış klasik yoğurtlar gibi görünmezler.

Başlıca tehlikeler şeker ve süt yağıdır. Günde en fazla 6 çay kaşığı şeker tüketmeniz önerilir. 4 oz (100 gr) yoğurt 3 çay kaşığı içerebilir ! Yan etkileri şunlardır: şişmanlık, diyabet riski ve zayıflamış pankreas. Ortalama yoğurtlar oldukça yağlıdır (% 2.5’ten başlayarak) ve felç veya kalp krizine neden olabilecek kolesterol seviyelerini yükseltirler.

Doğal yoğurtlar vücudumuz için gerçekten iyidir ve onları hazırlamak kolaydır. Sadece süt ve mayaya ihtiyacınız olacak. Yoğurtunuzu daha da lezzetli yapmak için meyve ve bal da ekleyebilirsiniz.

6. Sosisli sandviç ve işlenmiş et

Satın aldığınız süpermarket sosisleri% 50 etten oluşuyorsa, şanslısınız. Kural olarak, genellikle sadece% 10-15 oranında et vardır. Diğer bileşenler kemik unu, kıkırdak, deri, bitkisel ve hayvansal yağlar, nişasta, soya proteini ve tuzu içerir. Ayırca bu soyanın da GDO’lu yani genetiği değiştirilmiş olup olmadığını asla bilemezsiniz.

Kalınlaştırıcılar, boyalar, koruyucular ve lezzet arttırıcılar da üstüne genellikle eklenir. Vücudumuzda biriken bu takviyeler, bağışıklık sistemimizi tahrip eder, alerjilere neden olur ve hatta pankreas kanseri gibi ciddi hastalıklara neden olur. Sosisli sandviçler ve sosisler çocuklar için kötüdür: çünkü sindirim sistemleri bu karmaşık kimyasal bileşikleri işleyememektedir.

Glasgow Üniversitesi’nden bilim adamları, 260.000 kadının araştırmasına dayanarak, az miktarda işlenmiş et tüketmenin bile meme kanseri riskini artırabileceğini iddia ediyorlar.

5. Küflü peynirler

Roquefort, Dorblu, Camembert ve Brie gibi soylu ve özel peynir türlerinin pek çok faydalı özelliği vardır: kalsiyum emilimini arttırır, UV ışınlarının olumsuz etkisini azaltır, vücudumuzu proteinle zenginleştirir, dysbacteriosis hastalığını (vücuttaki mikrobiyal dengesizlik) önler, hormonal yapımızı ve kardiyovasküler sistemini iyileştirir. Penicillium roqueforti (bir saprotrofik mantar) kanı inceltir ve akışını iyileştirir.

Ancak, günde 2 ozdan (50 gr) bu peynir türünden fazla tüketilmemesi gerektiğini unutmayın. Normu geçerseniz, bağırsak mikroflorası dysbacteriosis’e neden olan Penicillium ile bozulup vücudunuz antibiyotiklere bağımlı hale gelecektir. Ek olarak, bu peynir alerjiye neden olan fermentler içerir.

Hamile ve emziren kadınlar, küflü mavi ve beyaz peynirleri,  bulaşıcı hastalıklara neden olabilecek listeriler içerdiğinden kullanmamalıdır. Hamile kadınlarda ateş ve kusma yapabilir. En tehlikeli sonuçları: düşük yapma, erken doğum ve bebeğin anormal gelişimi.

4. Tuzlu kraker

Tuzlu kraker sever misiniz? Diyabet, felç, kalp krizi, obezite, ateroskleroz ve Alzheimer hastalıkları da tuzu seviyor. Günde 0,20 oz’dan (1 çay kaşığı) az tuz tüketilmesi önerilir. Küçük bir tuzlu kraker günlük önerilen miktarının 3 katını içerir. Çok miktarda tuz artışı, kan basıncını artabilir ve bir arteriyel spazm oluşabilir.

3. Çikolata kaplı kurabiyeler

En popüler çerez türlerinden biridir ve bir dezavantajı vardır: çikolata yerine şekerleme yağlarıyla kaplıdır. Bu “çikolatalı” kurabiyeleri düzenli olarak yerseniz, kilo almanız muhtemeldir. Bu ürünler kardiyovasküler hastalıklara ve erken ölüme yol açan trans yağlarla zenginleştirilmiştir .

2. Hazır kekler

Olumsuz olan ilk şey raf ömrüdür. Resimdeki gibi hazır kekler 1 ay sonra bile hiç bozulmadan aynı şekilde durabiliyor. Kek ve benzeri bu tatlı ürünler bozulmadan en az 5 ay saklanabilir. Onlara hiçbir şey olmuyor. Bunun sebebi aşırı miktarda yağ ve koruyucu madde içermesidi. Bu özellikler bu tatlı atıştırmalıkları bir zehir haline getiriyor.

1. Dondurma

Georgia Üniversitesi’nden bilim adamları bir dizi deney yürüttüler ve gıda endüstrisinde emülgatörler ile kolorektal kanser arasında bir bağlantıyı buldular.

Kalınlaştırıcılar ve emülgatörler (polisorbat 80 ve karboksimetil selüloz) birlikte kullanıldığında, vücudunuzun iltihaplanmalarına ve kanser gelişimine katkıda bulunmasına yol açan, önemli bağırsak mikroflorası değişikliklerine neden olurlar. Polisorbat 80, daha iyi bir doku elde etmek ve erimesini önlemek için dondurmaya eklenir. Karboksimetil selüloz, dengeleyici ve koyulaştırıcı olarak kullanılır.

Ayrıca burada süt yağı da kullanılır (evet, hazır yoğurtlarda kullanılan yağın aynısı). Bu da Dondurmayı vücudumuz için bir “yağ bombasına” dönüştürür. 

Michigan Eyalet Üniversitesi’nden bilim adamları, kızların ergenlik döneminde bu ürünü kullanmaları durumunda, meme kanseri riskinin arttığını keşfettiler. California, Oakland’daki bir tıbbi konsorsiyum olan Kaiser Permanente’den uzmanlar da, meme kanserini yenmeyi başaran kadınların bu hastalığa tekrar yakalabileceğini kanıtladı.

Bonus: Gözlerinizi renklerini değiştirebilecek ürünler

Bazı insanlar bal, ıspanak, zencefil, papatya çayı ve benzeri ürünler tüketerek, gözlerinin rengini açmanın mümkün olduğunu düşünüyor. Muhtemelen, göz renkleriniz sadece 2 hafta içinde daha parlak olacak. Ne yazık ki, bu iddiaları destekleyecek hiçbir bilimsel gerçek yoktur ve bu ifadeler sadece insanların kişisel deneyimlerine dayanmaktadır.

Kaynak: brightside.me

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir