Kızıl Hastalığı Teşhis ve Tedavi

Kızıl Hastalığı Teşhis ve Tedavi

Kızıl Hastalığı Teşhis ve Tedavi

İlk çocukluğu izleyen, ikinci çocukluk denilen dönemde çok sık rastlanan bir hastalıktır. Daha çok, hafif biçimleri görülür; ciddi biçimleri günümüzde azalmıştır. Sorumlu etken streptokoktur; hastalığın döküntülerinin ve bazı zehirlenme belirtilerinin nedeni de, streptokokun ürettiği toksinlerdir.

Teşhis

Kuluçka süresi çok kısadır. (2-5 gün ) 

Başlangıç dönemi

Çok ağrılı bir kırmızı anjinle apansızın başlar. Ateş yüksektir, çocuk baş ağrısından yakınır ve sık sık kusar. Bu tür bir anjin oluşması, özellikle de dilin ucunun ve kenarlarının kırmızı bir renk alması, kızıl hastalığının belirtileridir. Bu evrede teşhisi doğrulayabilmek için, yutak salgısından alınan örneklerde streptokok aranır. Hastayı sağlıklı kişilerden ayırmak ve erken olarak penisilin tedavisine girişmek, evrim süresini kısaltır ve ihtilat tehlikesini azaltır.

Yerleşme dönemi

Döküntüler, hastalığın başlangıcından 24-48 saat sonra ortaya çıkar. İnce pürtüklü, yaygın, kırmızı renkli bir örtü gibi bedeni kaplar. Kırmızı lekeler arasında sağlıklı deri bölgeleri görülmez; belirtiler göğüste, bacaklarda ve özellikle büklüm yerlerindeki deri katlarında yer alır ve tek bir nöbetle yayılır.

Bu evrede anjin şiddetlenir. Dildeki küçük kabartılar silinmiştir. Dilin ucundaki ve kenarındaki kızarıklık yayılarak, beyaz renkli bir üçgen çevresinde bir V harfi oluşturur.

8. günden başlayarak incecik deri parçaları dökülmeye başlar ve o zamana kadar teşhis konmamış ya da kesin konamamışsa, deri soyulmaları hastalık konusunda bir kuşku bırakmaz.

Dökülme dilde de görülür. Dil bütünüyle soyulmuş gibi bir görünüş alır. Ağaç çileği görünümündedir.

Hastalığın öteki biçimleri

Yalın biçimlere sık rastlanmakta birlikte, bunlarda döküntü ve yutak belirtileri pek belirgin değildir. Hastalığın bu biçimleri, virüs enfeksiyonlarının neden olduğu döküntülü hastalıklarla ( sözgelimi kızamıkçık ) ya da her zaman kolayca teşhis edilemeyen alerji kökenli döküntülerle karıştırılabilir.

İhtilatlar

Antibiyotiklerin bulunmasından bu yana, ihtilatlara çok ender rastlanır.

Anjine bağlı ihtilatlar boyun bölgesinde, lenf düğümleri büyümesi biçimde ortaya çıkar. Aynı bölgedeki lenf düğümleri büyümesinin kulak iltihabına bağlı olmasına, çok daha ender rastlanır.

Hastalığın erken dönemlerinde böbrekleri etkilenmesi, sidikte albümin bulunması, hatta kan üre düzeyinin yükselmesiyle anlaşılır. Antibiyotik tedavisi, bu belirtileri geçirir. Kızıl kökenli romatizma, son derece ender rastlanan bir ihtilattır. 

Tedavi

Tedavi, antibiyotik verilmesine dayanır. Antibiyotikler, hastalığın evrimini kısalttıkları gibi, bir ölçüde ihtilatları da önler. Bütün antibiyotikler etkilidir. Penisilin çoğunlukla ağızdan ya da ( daha iyi ) kas içine iğneler biçiminde verilir.

Ayrıca çeşitli önlemler almak gerekir.

  1. Yatak dinlenmesi
  2. İdrar incelemesi ( özellikle albümin araştırması )
  3. Yutak saldırılarından alınan iki örnek negatif sonuç vermeden, çocuğun okula gönderilmemesi
  4. Çocuğun sağlıklı kişilerden ayrılmasının, boğazda streptokok bulunmadığı anlaşıldıktan sonra, 10 gün daha sürmesi
  5. Hastalığın ilgili kuruluşlara bildirilmesi

 Prof. Guy Le LORIER

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir