Çocuklar Neden Kekeler?

Çocuklar Neden Kekeler?

Çocuklar Neden Kekeler?

Kekemelik yedi yaşından önce, genellikle 3-5 yaşları arasında ortaya çıkan bir konuşma bozukluğudur. Bu itibarla üç yaşından önce görülen kekelemeler, konuşma bozukluğu olarak değerlendirilmez. Çünkü bu yaşta düşünme hızı konuşma hızından daha yüksek olduğu için, çocuk düşünme hızında konuşmak isterken kelime bulmakta zorlanır. Anne ve babalar bu durumu normal karşılamalı, çocuğu düzgün konuşmaya zorlamamalıdır.

Gerçek kekemelik psikolojik kaynaklı olup çocuk belli bir yaşa kadar konuşma becerisi kazandıktan sonra yavaş veya birden bire ortaya çıkar. Eğer kekemeliğe altını ıslatma, kardeş kıskançlığı, tırnak yeme, tik, uyku ve yeme bozukluğu gibi bir veya birkaç davranış ve uyum bozukluğu da eşlik ediyorsa, durum oldukça ciddi demektir.

Gırtlak, ses telleri, dil ve ağız gibi konuşma organlarındaki bir bozukluktan kaynaklanan kekemelikte çocuk zaten baştan itibaren konuşma güçlüğü çekmektedir. Eğer böyle bir durum varsa, psikologla görüşmeden önce çocuğu bir kulak- burun- boğaz doktoruna götürmeli, gerekli testler yaptırılmalıdır.

Kekemeliğin Belirtileri

Çocuk önce belli hecelerde, sonra bazı kelimelerde takılmaya başlar. Genellikle ilk heceleri çıkarmada zorlanır. Bu zorlanma sırasında yüzü kızarır, el-kol, kaş-göz veya baş hareketleri yapar. Kekemelik çocuktan çocuğa farklılık gösterebilir. Kimi çocuklar belli kelimelerde, kimileri de cümlenin ilk kelimesinde kekelemeye başlar.

Çoğu zaman sessiz harfle başlayan uzun kelimelerde takılma olur. Yine kelimenin ya da hecenin başındaki ” h ” harfini çıkarmada, sessiz harften sesli harfe geçişlerde takılma çok sık görülür.

Kekemeliğin Artış Gösterdiği Bazı Özel Durumlar Vardır:

* Çocuk aşırı baskı, heyecan ve sıkıntı altında iken
* Yabancı veya önemli bir kişi ile konuşurken
* Telefonda konuşurken
* Kalabalığın karşısında konuşurken
* Sözlü sınav olurken
* Uykusuz ve yorgun iken, vücut direnci ve dikkati zayıfladığında kekeler.

Bazı çocuklar odasında tek başına şarkı söylerken veya kitap okurken kekelemezler. Bu çocuklarda öz güven duygusunun zayıf olduğunu, ” sosyal fobi ” dediğimiz başkalarının yanında yanlış yapma korkusu taşıdıklarını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Kekemelikte Anne Baba Tutumunun Etkisi

Kekemelik vak’aları incelendiğinde, bu çocukların genellikle baskıcı, aşırı otoriter, katı kuralcı, aşırı titiz ve mükemmeliyetçi ailelerden geldikleri görülmektedir. Bu ailelerin çocuklarından beklentileri yüksektir. Onları daima takip altında tutar, yanlış yapmalarına izin vermezler.

En küçük yanlışını düzeltir, kibar konuşmaya zorlar ve ” efendim’siz “, ” lütfen’siz ” konuşturmazlar. Kaba bir kelime söylendiğinde veya yanlış yaptığında mutlaka özür dilemek zorunda bırakırlar. Doğrulardan çok yanlışlar üzerinde durulur. Yanlışlarını düzeltmesi istenirken eleştirici ve suçlayıcı bir dil kullanılır. Başka çocuklarla kıyaslanır. ” O yapıyor, sen neden yapmıyorsun? O başarıyor, sen neden başaramıyorsun ?”

Kendisinden yaşının üstünde olgunluk, tertip düzen, beceri ve düzgün konuşma beklenen bir çocuk yanlış yapmamak için söyleyeceği her sözü, yapacağı her işi iyice düşünmek ve tartmak zorunda kalır. Yanlış yapmaktan korkar. Bu korku bir iç çatışma ve duraklamaya yol açar. Kekeleme, aslında iç çatışmanın dile yansımasından başka bir şey değildir. Kekelediği zaman çocuğun iç çatışması daha da büyür ve panik artar. Düzeltmeye çalıştığı kelimede takılır kalır.

Kekeleyen çocukla alay edildiği, taklidi yapıldığı veya çocuk yanlışını düzeltmeye zorlandığı zaman iş daha da güçleşir. Her an kekeleyeceği korkusu ile çocuk konuşmak istemez. Kendine olan güveni zayıflar, insanlardan kaçar, içine kapanır, sosyal yetenekleri gelişmez. Aile tutumunu değiştirmediği sürece çocuğun kısır döngüden kurtulması mümkün değildir. Kekemeliği kalıcı bir hal alır ve ömür boyu devam eder.

Üzerine gidilmediği ve hafife alındığı zaman 3-4 yaşlarında ortaya çıkan kekemeliklerin çoğu kendiliğinden geçer. Kekemeliğin devam etmesi durumunda, anne baba uzman bir psikologdan yardım almalı, onun tavsiyelerine göre davranmalıdır.

Kekemeliğin başlarında psikolojik yardım alan çocuklar, ailenin de tutum değiştirmesi ile beraber, terapiye olumlu cevap vermekte, kısa zamanda kekemeliği atlatmaktadır. Hangi kekemeliğin ne kadar sürede düzeleceğini kestirmek zordur.

Kekemelikte rol alan etkenlerin ( çocuk, aile, çevre, kekemeliğin hikayesi ) dikkatlice incelenmesi ve en uygun tedavi yönteminin uygulanması gerekir. Bütün çabalara rağmen düzelme göstermeyen vak’alarda olabilir.

Bu durumda kekeme çocuğun başka alanlardaki başarısını ön plana çıkararak öz güvenini güçlendirmeye ve ruh sağlığını korumaya yönelik bir tedavi uygulamak daha gerçekçi ve faydalı olacaktır.

Kekemeliği Başlatan Olaylar

Kekeme bir çocuğun hikayesini incelediğimizde çoğunlukla karşımıza çocuğun hayatına aniden giren ve kekemeliği tetikleyen yangın, sel, deprem, aileden birinin ölümü, trafik kazası, ameliyat geçirme, köpek ısırması, boşanma sebebiyle anne ve babadan ayrı kalma, anne babanın çocuğun önünde kavga etmeleri ve birbirlerini öldürmekle veya boşanmakla tehdit etmeleri gibi travmaya yol açan bir korku çıkmaktadır.

Bu durumda terapi, çocuğu kekemeliğe yol açan korku ile yüzleştirmeye ve korkuyu yenmesi için cesaretlendirmeye başlatılmalı, gerek görüldüğü taktirde ilaç tedavisi ile desteklenmelidir.

Çocuğun kişisel terapi görmesi kekemeliği yenmesine yetmez. Ailenin de davranış terapisi görmesi, çocuğu karşı iyileştirici bir tutum takınması gerekir. Terapinin iyi sonuç vermesi için çocukla yakın ilişkide olan akraba, arkadaş, öğretmen gibi kimseler de terapi hakkında bilgilendirilmeli, yardımcı olmaları istenmelidir.

Aile Terapisinde Aileye Düşen Görevler

Psikolog aile terapisinde anne babadan aşağıdaki durumlara dikkat etmelerini ve tutumlarını buna göre değiştirmelerini isteyecektir.

  1. Aşırı baskıcı, kuralcı, yargılayıcı ve suçlayıcı tutumlardan vazgeçilmeli
  2. Çocuğu kardeşleriyle ve başka çocuklarla kıyaslamayın
  3. Olumlu davranışlarını övün. Küçük sorumluluklar vererek öz güvenini güçlendirin.
  4. Çocuğu dinlerken göz temasından kaçının, bakışlarınızı başka tarafa çevirin.
  5. Çocuk kekemelediği zaman sinirli, heyecanlı ve sabırsız davranmayın. Normal ve serin kanlı görünmeye çalışın. Asla konuşmasını düzeltmeyin.
  6. Kekelediği zaman alay etmeyin, taklidini yapmayın, başkasının da bunu yapmasına izin vermeyin.

Bazı anne babalar psikoloğun bu tavsiyelerini yerine getirmeye çalışırken bir başka aşırılığa düşerler. Çocuğu üzmemek için bütün kuralları askıya alırlar, yaramazlıklarına ses çıkamaz, her isteğini yerine getirmeye çalışırlar.

Üzerinden her türlü disiplinin kalktığını gören çocuk kısa zamanda bu durumdan faydalanmayı öğrenir. Anne babaya hükmetmeye, daha önce yaptıklarının acısını çıkarmaya başlar. Kekemeliği geçtiği zaman bütün bu avantajların elinden gideceğini bildiği için kekelemeyi bilinçli olarak sürdürür, düzeltmek için çaba göstermez.

Terapide esas, mantıklı ve doğru bir disiplinden vazgeçmeden çocuğun üzerinde kekemeliğe yol açan baskıları ve korkuları gidermek, sevildiğini ve değer verildiğini hissettirmek, böylece öz güvenini güçlendirerek kekemeliği yenmesine yardımcı olmaktır.

Pedagog Ali Çankırılı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Your above the fold CSS (copy the text bellow) :