Çocuk Eğitimi Çocuklar Neden Yalan Söyler?

Çocuk Eğitimi Çocuklar Neden Yalan Söyler?

Çocuk Eğitimi Çocuklar Neden Yalan Söyler?

Ünlü Alman Psikolog Hans Zulliger, Çocuk Vicdanı ve Biz isimli eserinde, ” çocuklar korku ve baskı nedir bilmeseler, yalanın ne olduğunu da bilmezler ” diye bir tespiti vardır.

Evet, yalan insanın fıtratına aykırı bir davranış bozukluğu olmasına rağmen günümüzde az yada çok her insanın alnına bir nebze de olsa yalancılık karası bulaşmış durumdadır.

Çocukluk yılları insanın en masum zamanları olsa da, aslında insanın yalan söyleme ” kabiliyetinin başladığı zamanların da yine çocukluk yılları olduğu bir gerçektir.

Aslında çocuk, yalan söylemez; ancak yalan söylemeye zorlanan bir süreçten sonra yalan söylemeyi alışkanlık haline getirir.

YALAN, Kişiliği Koruma İhtiyacından Kaynaklanır

Örneğin, mükemmeliyetçi bir annenin elinde çırpınıp kendi kişiliğini geliştirmeye çalışan iki kardeş düşünelim. Bu iki kardeş gayet güzel oyun oynarken birden bire bir hır gür çıkmış olsun. Çıkan bir kavganın sonunda masanın üzerinde duran değerli bir vazo kırılsın.

Odada kırılan bir eşyanın sesini duyan anne, işini gücünü bırakıp hışımla odaya girdiğinde, saç baş birbirine girmiş iki kardeş bir yanda, kırılan vazo da diğer yanda görürse ve ” Kim kırdı bu vazoyu ? Çabuk söyleyin bana ! ” dese çocukların o sıradaki psikolojisi nasıl olur acaba?

Eğer vazoyu kıran kardeş ortaya çıksa ve ” Anneciğim ben kırdım ” dese muhtemel sinir içindeki annelerinin elinden kurtulmak zor olacaktır. Böylesi bir atmosferi çocuğa yaşatan anne, çocuğun aslında insanın izzetini koruması için başvuracağı yanlış bir yola sapmasına neden olacaktır.

Çocuk vazoyu kendi kırmış olsa dahi, annesinin öfkesinden korktuğu için ben kırmadım  diyecektir. Çocuğun böyle söylemesi her ne kadar davranış bozukluğu olsa da çocuk üzerinde oluşan psikolojik baskının neticesiyle, ” gurur”una ve ” onur”una dokunulmaması için kurtuluş yolu olarak böylesi bir yalana başvuracaktır ve ilki çoğu defa çocuğun izzet ve gururunu korumak için başvurduğu bir yöntemdir.

Başlangıçta kendi üzerindeki baskıdan korunmak için yalan söylemeye adım atan çocuk, daha sonra yalanın ne kadar ile yaradığını öğrenerek hayatının değişik safhalarında kazandığı bu alışkanlığı uygulamaya geçirecektir.

Çocukta yalan söyleme ihtiyacının en temel nedeni, çocuğun izzet ve onurunu koruma gereksinimidir. Hangi yaş grubu olursa olsun, ister 3 yaş, ister 5 yaş. Eğer çocuk kendi üzerinde bir baskı hissediyorsa insan olmanın gereği olarak bu baskıya boyun eğmemek için kendisini kurtarma formülünün en ilkel olanına; yani ” yalan “a başvuracaktır.

Birçok anne baba, çocuklarını eğitirken bir yandan ” asil bir insanda olması gereken bir tavrı, ölüme gideceğini dahi bilsen asla yalan söyleme kızım/ oğlum diyerek nasihatta bulundukları halde, aynı çocuğun yaptığı bir hata karşısında maalesef anne baba olarak aynı asil davranışı sergilemiyor, hoşgörü ve tevazu ile yaklaşmıyorlar çocuklarına.

Halbuki duygusal ve psikolojik bası altında ” adam ” edilmeye çalışılan çocukların büyük bölümünün ortak özelliğidir yalancılık. Yalan konusunda ustalaşmış hangi yetişkinin çocukluk yılları sorgulanmaya başlanırsa karşımıza çıkacak olan manzara hep aynıdır: Çocukluk yıllarında, psikolojik ve duygusal baskı görmesidir.

Eğer anne baba yetiştirip topluma kazandırdığı çocuğunun yalan söylüyor olmasından utanmak istemiyorsa ona baskı yapmasın. Ama günümüz anne babalarının çocuk terbiyesinde en çok kullandığı yöntemin baskı ile çocuk yetiştirmek olduğunu görüyoruz.

Baskı ile çocuk terbiye etmek öyle trajik bir hal almış durumda ki birçok anne baba çocuğunun baskı altında kalarak yalancılık özelliği kazanacağından habersiz olarak bir de ” sakın yalan söyleme seni mahvederim! ” diye tehdit ederek çocuğun kişiliğini perişan etmektedir.

Yalan Öğrenilen Bir Davranıştır

Yalan sadece baskı karşısında gurur ve izzetini korumak için başvurulan bir davranış değildir. Çünkü yalan, aynı zamanda öğrenilen bir davranıştır. Çocuk yolunda gitmeyen bir şeyin nasıl çözüleceğini anne babasından görerek öğrenir.

Eğer anne baba kendi zavallılığının adını ” pembe yalan ” dahi koysa hatta onu süsleyip püsleyerek çocuğuna sunsa da yalan, yalandır.

Çocuk bir yalanın nasıl söylendiğini anne babasından asla öğrenmemelidir. Böylesi bir anne babalık, çocuk açısından çok acı verici olduğu gibi, yıllar sonra yetiştirdiği çocuğunun halini seyretmesi açısından da anne babalar için ızdırap verici bir durumdur.

Örneğin dersini yapmadan okula giden çocuğunu, ” Oğlum dün akşam ödevini yaptı; ama acele ile evden çıktığımız için evde unuttuk” diyerek çocuğunu korumaya çalışan anne; bu sahneyi çocuğuna yaşatarak çocuğunun vicdanını nasıl zehirlediğini bilse ve bu çocuğun ileride kendi başına hangi belaları açabilecek bir kabiliyeti o birkaç dakika içinde nasıl öğrendiğini bilse, çocuğunun karşısında yalanın ” y “sini bile kullanmaktan korkardı.

Zira yalan öğrenilen bir davranıştır. Hangi durumlarda işe yaradığı ve hangi durumlarda nasıl utanmadan yalan söyleneceğini çocuk, anne babasından öğrenir.

Çocuk Dünyası ve Yalan

Yalanın ortaya çıkışı her ne kadar baskı altında kalmakla bir anılsa da ve yalan öğrenilen bir davranış olsa da çocuk dünyasında adı yalan olmayan bir takım davranışlar vardır ki anne babalar bu konuda mutlaka bilgi sahibi olmalıdır.

Bu açıdan bakıldığında çocukların 6 yaşına kadar söyledikleri birtakım gerçek dışı beyanlara da ” yalan ” diyemeyiz. Zira 6 yaşından küçük çocukları henüz hayal dünyası ile gerçekleri tam ve net olarak ayıramadıkları için bazen hayal dünyasında canlandırdıkları bir şeye kendileri de inanır ve sanki gerçekmiş gibi etrafındakilerle paylaşır.

Böylesi bir durumda anne babaların paniğe kapılmasına gerek yoktur. Zira çocuğun buradaki sözleri, bizim anladığımız manada yalan değildir.

Örneğin 3 yaşındaki bir çocuk, bazen hayali olarak okula gider. Okulda öğretmeni ile konuşur; hatta öğretmeni ona bir kalem hediye eder. Çocuk öğretmenin kendisine hediye ettiğini düşündüğü bu kalemi ablasının çantasından izinsiz olarak alabilir ve kullanmaya başlayabilir.

Bu çocuğa ablası ” O kalem benim, kalemimi ver ” derse de çocuk inatla ” Bu kalemi bana öğretmenim hediye etti” diye kendini savunabilir. Böylesi bu durum karşında anne baba asla ” Seni gidi yalancı ver ablanın kalemini. Sen okula bile gitmiyorsun ” diyerek çocuğu incitmemeli, ezmemeli, hayal dünyasındaki pembelileri siyaha dönüştürmemeli.

Yalan Söyleyen Çocuk İçin Ne Yapmalı?

Çocuklarda ancak 6-7 yaşından sonra yalan söyleme alışkanlığı devam ediyorsa işte o zaman anne baba önce kendisini, sonra çocuğun çevresini, daha sonra da çocuğunu bir kere daha gözden geçirmelidir.

Zira yalan alışkanlığı başlamış olan bir çocuğun mutlaka bu alışkanlığı kaptığı bir yer vardır. Bu yer bazen bir televizyon dizisi olabilir. Bazen okulda bir arkadaş bazen anne babanın bizzat kendisi bazen de evde gereksiz yükselmiş olan gerilim olabilir.

Hangi sebeple olursa olsun bir çocuk 6-7 yaşını geçmişse ve hala yalan söylüyorsa biz buna ” davranış bozukluğu ” diyoruz. O takdirde anne baba birtakım tedbirleri almak zorundadır.

Yalan söyleyen bir çocuğa ” Sakın bir daha yalan söyleme, seni …… yaparım ” demek bir çözüm değildir . Zira çocuk zaten baskı ve korku halinde yalan söylüyorsa bu durum çocuğu yalan söyleme konusunda daha profesyonel hale getirecektir.

Yalan söyleyen çocuğun yalanına vurgu yapılmaz ve çocuğun yalanı yüzüne çarpılmaz. Eğer böyle olursa çocuk ” yalancı ” olarak etiketlenecek ve yalanla başlayan davranış bozukluğu bir de ” kişilik ” zaafını da kabullenmeye doğru gidecektir.

Yalan söyleyen çocuğa akşamları yatmadan önce hikayeler anlatmalı ve bu hikayede yalan söyleyen bir kişinin nasıl da yanlış bir davranış sergilediği resmedilmelidir. Çocuk yalan söylemenin nasıl da yanlış bir davranış olduğunu hikaye içindeki olayları anlayarak öğrenmelidir.

Burada dikkat edilmesi gereken şey ; çocuk ile hikaye içindeki kişiyi özdeşleştiren ifadelerden kaçınmaktır . Örneğin çocuk 7 yaşında ise hikaye içindeki yalan söyleyen ve daha sonra yalan söylemekten kurtulan kişi asla 7 yaşında olmamalıdır.

Çocuk hikayedeki kişinin kendisi olup olmadığını sorsa dahi anne baba bunun öyle olmadığını izah etmelidir.

Pedagog Adem Güneş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Your above the fold CSS (copy the text bellow) :